REKLAMLARIM

21 Mart 2009 Cumartesi

FİRİKLİ ACUR DOLMASI



MALZEMELER:
500 Gr. Yağlı Kıyma,
1 Yemek Kaşığı Domates Salçası,
1 Yemek Kaşığı Biber Salçası,
250 Gr. Bulgur,
250 Gr. Firik,
2 Kg. Acur,
2 Baş Kuru Soğan,
1 Baş Sarımsak,
Kırmızıbiber,
Karabiber,
Tuz,
Yeteri Kadar Su.

HAZIRLANIŞI:
Acurlar yıkanır, başları kesilir, acurun acı kısmı gidene kadar oyulur (oyulurken dile değdirilerek acısına bakılır). Oyulan acurların içine karabiber ve tuz karışımı sürülür. Bir leğen içine bulgur, firik, et, salçalar, ince doğranmış soğan ve sarımsaklar, tuz, kırmızıbiber ve karabiber konarak biraz yoğurulur. Hazırlanan bu iç, acurların içine yarısını biraz geçecek şekilde doldurulur. Önceden kesilmiş acur başları ile doldurulmuş acurların ağzı kapatılarak tencereye dizilir.
Dolmanın yüzüne çıkacak kadar su konur. Suyuna bir parça tuz atılır ve ocağa konur. Kaynamaya başladığında ocak kısılır; dolma kısık ateşte pişirilir. Servise sunulur. Afiyet Olsun

ANTEP USULÜ DOLMA



MALZEMELER:
25 Adet Kurutulmuş Patlıcan (dolmalık),
15 Adet Kurutulmuş Biber (dolmalık),
4-5 Adet Kuru Soğan,
3 Baş Sarımsak,
2 Yemek Kaşığı Domates Salçası,
2 Yemek Kaşığı Biber Salçası,
2 Su Bardağı Pirinç,
1, 1/2 Çay Bardağı Zeytinyağı,
1 Yemek Kaşığı Toz Şeker,
Karabiber,
Kırmızıbiber,
Yenibahar,
Tuz,
2 Limon Suyu veya Limon Tozu (isteğe göre),
Yeteri kadar su

HAZIRLANIŞI:
Kuru patlıcanlar, geceden kaynar suya konup çatal geçecek şekilde haşlanır. Biberler ise kaynar suda en fazla 5 dk. kaynatılır. Her ikisinin de suları 2 veya 3 defa değiştirilir. Dolma içini hazırlamak için, önce zeytinyağında kıyılmış soğan ve sarımsak hafif kavurulur salçaları ilave edilip iyice karıştırılır. Yıkanmış pirinç bu karışımın içine konur ve hafifçe kavurulur. İki bardak sıcak suyla baharatlar ve şeker suyu çekene kadar pişirilir. Hazırlanan bu karışım, patlıcanların içine bir parmak eksik olacak şekilde doldurulur. Tencereye, birinin ağzı diğerinin dibine gelecek şekilde dizilir. Dizme işlemi düzgün ve sık şekilde yapılmalıdır (daima en alta patlıcan getirilmelidir). Üzerine biberler aynı şekilde dizilir.
Dizme işlemi bittikten sonra, üzerine biraz tuz serpilir ve en üste dolma taşı konur. Dolma taşının bir parmak altında olacak şekilde kaynar su katılır. Dolma kaynamaya başladıktan sonra ocak kısılır. Pişmesine yakın limon suyu ilave edilerek 10-15 dk. daha pişirilir ve ocaktan indirilir. Dolma servise hazırdır. Afiyet Olsun

AĞAÇ ÇİLEKLİ PARFE



MALZEMELER:
250 Gr Ağaç Çileği
250 Gr (1 bardak) Toz Şeker
5 Yumurta Sarısı
1 Paket Şekerli Vanilya
Bir Büyük Bardak Süt (1/4 lt)
1/2 Lt Krem Şanti

HAZIRLANIŞI:
Temizlenmiş çilekleri şekerin 1/ 3 ü ve 2-3 kaşık suyla bir kaba koyun. Şeker eriyinceye dek hafif ateşte karıştırın. Sonra süzgeçten geçirin. Yumurta sarılarına kalan şekeri ve vanilyayı koyup bir telle karıştırarak sütü ekleyin. Hafif ateşte telle çırparak yoğurta kıvamına gelene dek pişirin. Vurulmuş krem şantiye soğumuş olan yukarıdaki kremayı katın. Sonra da çilekli şurubu ekleyip bir iki karıştırın. Karışımı yuvarlak ve kapaklı bir parfe kalıbına boşaltın, kapağını kapatın. Kapağın kenarlarına tereyağı sürün. (Su girmemesi için.) Sonra kalıbı iri tuz serpilmiş buz içinde bırakın. Servise yakın buzdan çıkartıp soğuk suya koyun. Yuvarlak servis tabağının içine dantelli kağıt peçete yayın ve parfeyi üzerine çevirip servis yapın. Afiyet Olsun

ÖRGÜ MODELLERİ - DÜZ ÖRGÜ



Şişimizi ilmeğimizin bize bakan tarafından arkaya doğru batıyoruz.



İpliğimizi arkadan öne doğru şişe doluyoruz . Battığımız yerden ipliğimizi çekip şiş üzerine alıyoruz.


MEME İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

MEME İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

Memeler, bebeğin belli bir gelişim aşamasına kadar besin ihtiyacını karşılamak üzere süt üretim ve salgısı ile emzirmeden sorumlu yapılardır. Ergenlik öncesi dönemde kız ve erkek çocuklarında yaklaşık aynı büyüklükte olmalarına karşın, ergenlik döneminde yumurtalıklarda östrojen hormonu üretiminin başlamasıyla hızlı bir şekilde gelişim gösterirler. Memelerin ulaştığı en son büyüklük genetik etkenlerle yakından ilgili olmakla beraber, vücudun yağ oranı da büyüklüğü etkileyen diğer bir etkendir. Ayrıca memelerin büyüklüğü vücuttaki hormonal değişikliklerle de ilişkilidir. Özellikle adet öncesi dönemlerde kadınlar memelerinde dolgunluk ve bazen hafif ağrı hissedebilirler. Bu dolgunluk ve hassasiyet adet görmekle beraber kaybolur. Gebelik döneminde östrojen ve prolaktin hormonlarının üretiminin daha da artması, memelerin büyümesine ve bazen de hassaslaşmasına neden olur.


Meme Dokusunun Anatomik Yapısı

Meme dokusu temelde vücut ter bezlerinden türemiş bir yapıdır ve göğüs bölgesinde 2. ile 7. kaburgalar arasında yerleşmiştir. Dış kısmı cilt ile kaplı bu dokunun iç yapısında salgı bezleri, yağ dokusu ve bağ dokusu bulunur.


Üstteki resimde memenin iç yapısı yandan yapılan bir kesitte görülmektedir. Meme dokusu ile hemen arkasındaki göğüs kası olan "pektoral kas"ın kılıfı ile arasında yer alan boşluk, bu dokuyu nispeten hareketli kılar. Memelerin her birinde ortada "meme başı" adı verilen koyu renkli yuvarlak bir yapı vardır. Bu yapının ortasında da "meme ucu" adı verilen silindir şeklinde, sütün esas boşaldığı yapı yer alır. Meme başında yer alan salgı bezleri kaygan bir sıvı salgılayarak bu bölgenin esnek kalmasını ve enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.Her meme, "meme lobu" adı verilen 15-20 adet bağımsız süt üreten birimden oluşur. Her lob kendi içinde 20-40 adet daha ufak alt birime ayrılır. Bu alt birimler yine kendi içlerinde esas süt üreten hücrelerin toplandığı çok sayıda bölüme ayrılırlar. Meme dokusu içinde üretilen sütü dışarıya taşımak için çok sayıda süt iletim kanal ve kanalcıkları bulunur. Böylece üretilen süt üretim yerinden kanalcıklara, kanalcıklar birleşerek daha büyük olan kanallara geçer. Bebek emdikçe, memenin kanallarında bulunan süt, bebeğin dişetleri ve dudaklarının yaptığı baskıyla hemen meme başında yer alan süt depocuklarına ("sinüslere") ve buradan da meme ucunda yer alan çok sayıda minik deliklerden bebeğin ağız boşluğuna akar. Memede süt üreten birimleri birbirine bağlayan ve meme dokusuna sağlamlık kazandıran yapılara "Cooper bağları (Cooper ligamentleri)" adı verilir. Meme dokusu hem kan damarları hem de lenf dolaşım sistemi açısından oldukça gelişmiş bir yapıya sahiptir ve dokunun lenf kanalları koltuk altında yer alan lenf bezlerine (aksiller lenf bezlerine) taşınırlar.
Gebelikte Memelerde Ne Tür Değişiklikler Olur?
Meme dokusu gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle daha ilk haftalardan itibaren önemli değişikliklere uğrar. Gebelik döneminde artan östrojen hormonu memelerin içindeki süt iletim kanallarını geliştirir. Yine gebelik döneminde salgısı belirgin olarak artan progesteron hormonu, süt salgısını yapacak olan süt üretici birimlerin büyümesini ve gelişmesini sağlar. Bu değişikliklerde gerekli olan enerji ve besin maddelerini sağlamak için meme dokusuna giden kan akımı da önemli derecede artar ve bu nedenle göğüslerin üzerinde yer alan yüzeye yakın toplardamarlar belirginleşerek daha genişlemiş olarak görülürler. Bu değişiklikler neticesinde gebeliğin ikinci yarısından itibaren "kolostrum" adı verilen ilk süt, meme kanallarında salgılanmaya hazır olarak bekler. Bazı anne adaylarında gebelik döneminde belirgin şekilde kolostrum salgısı olabilir ve bu normal kabul edilir. Prematüre (zamanından önce doğmuş) bebeklerin ihtiyaç duyduğu besin maddeleri ile, miadında (gününde) doğanlarınki birbirinden farklıdır ve buna uygun olarak gebelik haftasına göre kolostrumun bileşimi de önemli değişiklikler gösterir. Böylece herhangi bir nedenle prematüre doğum gerçekleşirse bebeğin annesinden emdiği süt, erken doğmuş olmanın getirdiği ihtiyaçlara daha iyi cevap verir.
Prolaktin ve Oksitosin Hormonları
Bu iki hormon süt üretiminde ve üretilen sütün süt kanallarında ilerlemesinde önemli görevler üstlenir. Bebek meme başını emdikçe annenin beyin dokusunun derinlerinde bulunan hipofiz bezinde "prolaktin hormonu" salgısı artar. Kana geçen bu hormon buradan meme dokusuna geçerek süt yapıcı hücrelerin süt yapımını başlatmasını sağlar. Bebeğin emmesi prolaktin salgısını artırması yanında hipofiz bezinden kana "oksitosin hormonu" salgılanmasını da artırır. Hatta yalnızca bebeğin hayal edilmesi veya ağladığının duyulması bile aynı etkiyi yaratabilir. Oksitosin hormonu süt üreten hücrelerin etrafında bulunan kas dokusunu harekete geçirerek bunların kasılmasını ve bu kasılmayla da sütün kanallarda ilerlemesini sağlar. Ayrıca oksitosin hormonunun kanalları genişletici etkisi sütün kanallarda ilerlemesini daha da kolaylaştırır. Oksitosin hormonunun yüksek dozlarda rahimi kasıcı etkileri de vardır ve bu nedenle bu hormon doğum eylemi fizyolojisinde ve doğum sonrası rahimin kasılarak "toparlanmasında" önemli görevler üstlenir. Oksitosin hormonunun rahimi kasıcı bu etkilerinden "suni sancı" oluşturulmasında ve doğum sonrası kanamaları durdurmada da faydalanılır ve bu amaçla bu hormonunun ilaç haline getirilmiş şekli serum içinde dışarıdan verilir.Süt üretimi arz ve talep kanunlarına göre işler. Bebek ne kadar emerse o kadar çok hormon salgılanır ve o kadar çok süt üretilir.
Emzirme Sırasında Neler Hissedersiniz?
Emzirme eylemi esnasında anne sütü kanallarda ilerlediğinde oluşan "hareketlenme" anne tarafından hissedilebilir. Bunu anneler emzirme esnasında göğüslerde "karıncalanma", "yanma", "uyuşma", "kaşıntı", "ürperme" ya da daha farklı şekillerde, genellikle "tuhaf" ancak "rahatsızlık vermeyen bir şey" olarak hissederler. Bazı anneler ise süt kanallarda ilerlediğinde hiçbir şey hissetmezler.

20 Mart 2009 Cuma

Agilent Technologies Announces High-Frequency/High-Speed EDA Release for Integrated Circuit, Package and Board Co-Design


Advanced Design System 2009 Co-Design Capabilities Help Design Partners Share Models, Minimize Rework
SANTA CLARA, Calif., Feb. 23, 2009
Agilent Technologies Inc. (NYSE:A) today announced the 2009 release of Advanced Design System (ADS) for high-frequency/high-speed co-design of integrated circuits (IC), packages and boards. The ADS electronic design automation (EDA) release helps circuit, package, board and system designers work with a single EDA platform to share simulation models and minimize design rework, costs and delays in communications product design.
The ADS EDA co-design platform enables verification of high-frequency or high-speed system performance as soon as IC, package and PC board designs become available, either in real parts or in simulated models. With the common system-verification test benches in ADS 2009, designers can identify and correct component interactions that can negatively affect the ability to meet system performance specifications. Catching these interactions early in the design cycle prevents costly rework during final hardware integration.
Applications include:
designing the latest 4G LTE phones, where multimode/multiband compatibility with 3G, 2G, WiFi and Bluetooth(r) must be maintained in the size and price demanded by consumers;
signal integrity analysis and fast eye-diagram optimization of multigigabit, high-speed serial links, where layout geometry, pre-emphasis and equalization are optimized for the lowest bit error rate; and
aerospace-defense communication and radar system integration with costly military-specification components procured through long purchase cycles, where failure leads to project delay, cost overrun and eventual cancellation.
Agilent’s ADS EDA co-design platform is the result of more than two decades of continuous innovation and refinement. Its industry-proven wireless, high-speed and aerospace-defense system integration includes the co-design of Agilent’s own test and measurement instruments.
ADS 2009 offers unique capabilities for co-design with the widest variety of models available today, including:
X-parameters -- the latest Agilent innovation in accurate, non-linear measurement -- can be used directly in ADS simulation to accurately represent off-the-shelf components such as amplifiers and transistors;
3D electromagnetic parameterized components representing metal shields, antenna radomes, absorbers, packages, interconnects, finite dielectric substrates and wire bonds;
transistor-level circuits on RFIC, MMIC, LTCC or laminate RF modules and PC boards;
behavioral models of all types, including Verilog-A/AMS, HDL, MATLAB(r), IBIS, C++ and neural networks;
netlists from HSPICE and Spectre;
measured signal stimulus and data from Agilent signal, network and logic analyzers; and
prebuilt simulation libraries and sources compliant with the latest wireless standards such as LTE, WiMedia and VWAN wireless HD with MIMO antenna characteristics.
“Prebuilt simulation libraries and standards-compliant sources mean that IC and component design houses can collaborate with their system-integration customers to refine specifications and designs before committing to costly and time-consuming hardware sampling and system integration trials,” said How-Siang Yap, ADS product marketing manager with Agilent’s EEsof EDA division. “Reducing even one month-long hardware spin can save up to $1 million. Our customers are excited about this potential savings.”
ADS 2009 also interoperates with Cadence and Mentor back-end design platforms, allowing designers to import:
Cadence Allegro PCB, Advanced Package Designer and System-In-Package physical design data for co-designing with active components; and
Design Rule Check results from Cadence Assura, Mentor Calibre or Triquint MailDRC for viewing and correcting within ADS cost-effective layout environment.
More information about ADS 2009 is available at www.agilent.com/find/eesof-ads2009. To request a demo of ADS 2009, visit www.agilent.com/find/eesof-ads2009-demo.
A high-resolution image of Agilent’s ADS 2009 software is available at www.agilent.com/find/eesof-ads2009_images.
U.S. Pricing and Availability
ADS 2009 is available now, with prices starting at approximately $18,000. It is also available in time-based bundles with ADS, starting at approximately $20,000 per year.
About Agilent EEsof EDA Software
Agilent EEsof EDA is an industry-leading provider of RF-mixed signal circuit and system-design software. Agilent EEsof EDA software is compatible with and is used to design the company’s test and measurement equipment. Additional information is available at www.agilent.com/find/eesof.

SİĞİL

Siğiller, derinin üst tabakasına veya mukozaya yerleşen human papillomavirüs / hpv olarak bilinen bir virüse ilişkin infeksiyonlardır. siğillerin biçimi bulunduğu bölgeye veya tipine göre değişmekle beraber, genellikle deriyle tıpkı renkte, kabarık, nasırımsı sert görünümdedirler.siğilleri 4 ana grupta toplayabiliriz.
yaygın siğiller: ellerde, parmaklarda ve tırnak etrafında görülen bu stil parazit, kronik infeksiyonlar ve böbrek yetmezliği, atopik bünye,immünyetmezlik,beslenme bozukluğu vb.)- hastanın yoğun stresi devam ediyordur.- siğil, yüksek risk grubuna dahil bir hpv tipine ilişkindir.(hpv 16 gibi)- yakın çevrede bulaş kaynağı olabilir.

Cambridge syllabuses for 2011 now online

Cambridge syllabuses for 2011 now online



Cambridge IGCSE and International A/AS Level 2011 syllabuses are now available online for all Cambridge teachers to download.
The content of Cambridge syllabuses is regularly updated to ensure that it remains relevant and reflects the latest thinking in education. However, as part of the latest review, the documents themselves have been given a fresh design.
The aim of the project was to make the syllabuses easier to use for existing Centres. For schools looking at CIE qualifications for the first time, the syllabuses will help them consider how the Cambridge International Curriculum could work for them.
All Cambridge IGCSE and Cambridge International A/AS Level syllabuses for first examination in 2011 will have new features including:
A new introduction outlining the key aims of the syllabus and the skills that students will acquire
An 'Assessment at a glance' section - perfect for busy teachers who need a quick summary
Helpful headings so that you can easily find the information you need
Clear English throughout
The syllabus redesign project was managed at CIE by Nick Mazur, and followed research among teachers, directors of studies and CIE personnel both in the UK and overseas. Nick Mazur explained: 'The editorial team has put the content of each syllabus into a standard order and edited them for clarity, always keeping the reader in mind. We have aimed for a clear and concise tone of voice.
'We have focused on ensuring that the assessment process and instructions to teachers are clearly written. Teachers should be reassured that they don't have to learn a completely new syllabus. However it is important always to check the latest Circular to Centres for revisions to content.'
We hope you like the redesigned 2011 syllabuses. They are available now on the CIE website - follow the links below to take a look!

TATAR BÖREĞİ



MALZEMELER:
1/2 Kg. Ispanak Veya Pazı
500 Gr. Un
Tuz
Su
1 Kg. Yoğurt
2-3 Diş Sarımsak
2 Kaşık Tereyağı

HAZIRLANIŞI:
Un, tuz, su ilâvesiyle kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlanır, nemli bez altında dinlendirilir. 2 yumak yapılır üç dört milim kalınlıkta açılır. Açılan hamurlar saç üzerinde bezertilir. (tam kızartılmaz) 3 santimetre kalınlığında bantlar halinde kesilir, bantlar üst üste konarak üçgen şeklinde kesilir. Kaynamakta olan tuzlu suda haşlanır. Diğer taraftan ıspanak veya pazı yaprağı ayıklanır, bol suda yıkanır doğranarak haşlanır, hamura katılır. Soğuyunca-sarımsaklı yoğurt karıştırılır. Eritilmiş tereyağı kırmızı biber gezdirilerek servis yapılır. Afiyet Olsun

Çocuğumun Boğazları Sık Sık Şişiyor. Ne Yapabilirim?

Çocuklarımızın sık sık boğazları şişer veya kızarır. Böyle durumlarda ilaca başvurmadan pratik ve doğal yöntemle tedavisini evde yapabilirsiniz :

Çocuklarımızın sık sık boğazları şişer veya kızarır. Böyle durumlarda ilaca başvurmadan pratik ve doğal yöntemle tedavisini evde yapabilirsiniz :
Bir bardak kaynamış soğutulmuş suyun içine bir tatlı kaşığı karbonat atıp, 6-7 damla tentürtüyot damlatıyorsunuz.Böylece doğal bir gargara elde etmiş oluyoruz.
Bildiğimiz kulak kürdanına bir damla tentürtüyot damlatarak öncelikle çocuğun iltihaplı boğaz bölgesini temizliyoruz.
Sonra doğal gargaramızla gargara yaptırıyoruz.15 dakika içinde ateşinin düştüğünü göreceksiniz.